EL SANATLARI
Kahramanmaraş'ın el sanatları, geniş ve derin tarihi sebebiyle büyük zenginliğe sahiptir. Aradan geçen binlerce yıla rağmen bugün de çeşitli alanlarda birbirinden güzel eserler veren Kahramanmaraş' lı ustaların büyük emek ve sabırla sürdürdükleri el sanatları Türk el sanatlarının binlerce yılık sürekliliğini de gözler önüne sermektedir. İşte bütün bu çarpıcı özelliklerden dolayı Kahramanmaraş'ın Türk el sanatları tarihinde önemli bir yeri vardır.
KUYUMCULUK
Kahramanmaraş Burması
Kahramanmaraş'ın Altın Kemeri
Kahramanmaraş'ın en önemli el sanatlarından birisi de kuyumculuktur. İlde kuyumcu sanatı, Osmanlı Dönemi ve daha önceki dönemlere dayanmaktadır Tarihten bu zamana kadar devam ederek ve kendini geliştirerek yeni modelleri ile piyasadaki yerini her zaman muhafaza etmiştir.
Zülkadiroğlu Beyliği zamanında işlenmekte olan ve günümüze kadar yapıla gelen Maraş Burması Kahramanmaraş'a özgü kreasyonları yansıtmaktadır. Bu meslek grubu ile Kahramanmaraş'ta büyük bir iş istihdamı ve şehir ekonomisi ne önemli katkılar sağlanmaktadır.Türkiye'de altın merkezi olan İstanbul'dan sonra Kahramanmaraş ikinci sıradadır. İşlenen altın takılar ise bölge farkı olmaksızın Türkiye geneline dağıtılmaktadır.
Ülkelerin zenginlik ölçü birimi olarak kabul edilen altının bu kadar yüksek oranlarda Kahramanmaraş'a girip çıkması ilimizin bir diğer alandaki gücünü göstermesi bakımından önemlidir.
SİM-SIRMA İŞLEMECİLİĞİ
Sim sırma işlemeciliği Kahramanmaraşa has bir işleme sanatıdır. Bu zarif isletmeciliğin örneklerine eskiden Osmanlı Saraylarında şimdiki müzelerde ve bayan kıyafetlerinde rastlamak mümkündür. İşlemeciliğin en bol örnekleri bayan kadife elbiseleri üzerine, kadife yastık, yatak örtüleri, seccadeler, bohçalar, masa örtüleri üzerine yapılan el isçiliği olarak değerlendirebiliriz. Kahramanmaraş Sırma işinin adını gerek yurt içinde gerekse yurt dışında haklı bir şöhrete ulaştırmıştır. Kahramanmaraş'ta sim sırma işlemeciliği çok gelişmiş olduğundan devlet tarafından sim sırma okulu açılmış ayrıcada Halk eğitim merkezi tarafından genç kızlara sim sırma işçiliği kursları verilmektedir. Sim sırma işlemeciliği günümüzde dünya modasına kadar uzanmıştır.
AĞAÇ OYMA SANATI
Kahramanmaraş el sanatlarından biri olan ağaç oyma sanatı yörede uzun yıllar öncesine dayanmaktadır. Oymacılık sanatının yörede orman alanlarından sağlanan hammaddeye dayalı olarak başladığı bilinmektedir. Özellikle ceviz, kavak, gürgen gibi ağaçlar üzerine el yordamıyla iskarpela denilen kesici aletler yardımı ile çeşitli desenlerin kabartılarak oyulmasına oymacılık denilir. En çok yapılan ve rağbet gören mamuller genellikle çeyiz sandığı, mücevher kutuları, rahle, gazetelik, sehpa takımları, tepsi, tavla, camekan, aynalıklar, isimlikler ve duvar panolarıdır. Bu imalatlar genellikle şehir dışına satıldığından Kahramanmaraş ekonomisine katkısı bulunmaktadır.
DOKUMACILIK
Yurdumuzun birçok yörelerinde olduğu gibi Kahramanmaraş'ta dokumacılık temelde göçebe kültürüne gelenek ve göreneklerimize dayanır. Yolluk, heybe, torba, kilim, yük çulu, çuval, haral, çadır örtüsü ve göçer eşyalarıdır. Günümüz de teknolojinin de gelişmesiyle şu anda Kahramanmaraş'ta modern tesislerde dokumacılık yapılmaktadır.
BAKIRCILIK
Kahramanmaraş ta bakırcılık çok eskilere dayanan bir sanat dalıdır Türkiye'de çok büyük bir öneme sahiptir. Üretilen geleneksel kaplar, kazan, teşt, leğen, hamam leğeni, kulplu tas, süzek,tencere, kuşkana, kapaklı sahan, aşurelik ve bakraç gibi kap çeşitleri bu isimler altında, Türkiye'nin hemen hemen her iline, satılmaktadır. Bunların yanında bakırın üzerine elle yapılan dövme isçiliği de evlerde aksesuar olarak kullanılmaktadır. Kahramanmaraş'ta imalatı yapılan alüminyum, krom, çelik mutfak araç-gereçleri ve pirinçten yapılan (mangallar, saksılıklar) çeşitli aksesuarların yurt içine ve yurt dışına satışı yapılmaktadır. Bu satışlar Kahramanmaraş ekonomisine büyük gelir sağlamaktadır.
KÖŞKERLİK
Mahalli tabiriyle Köşkerlik diye bilinen "Deri İsçiliği" Kahramanmaraş'ta önemli bir el sanatlarındadır. İnsan giyim kuşam eşyalarından hayvan koşumlarına kadar çeşitli sahalarda yaygın bir kullanımı vardır Bunlar; pabuçlar, çizmeler, postallar, çarıklar, terlikler, ayakkabı türündendir.
DİGER EL SANATLARI:
Külekçilik, Dericilik, Saraççılık, Fırıncılık, Köşkercilik, Nalbantlık, Semercilik, Cilt Sanatı, Keçecilik, Gümüş İşlemeciliği, Demircilik, Aba Dokumacılığı, Kalaycılık, Aleflik, Bekerecilik, Boyacılık, Tarakçılık, Çulfacılık, Mobilyacılık, Çıkrıkçılık, Tenekecilik, Değirmencilik, Tabaklık, Hallaççılık, Kavaflar, Kazezler, Sıracılık, Masmalacılar, Mazmunlar, Şerbetçilik, Tüfekçiler, Yazmacılar, Yemeniciler, Tasçılar, Duvarcılar, Çömlekçiler.
KAHRAMANMARAŞ DONDURMASI
Dondurmanın tarihi çok eskilere dayanır. İnsan toplululuğunun varlığından beri sıcak aylarda kişilerin serinleme istek ve arzuları dondurmacılığı da beraberinde getirmiştir. Teknik imkanların olmadığı zamanlarda, buzdolabı soğutma makinaları, serinleme cihazları yokken insanoğlu sıcak yaz aylarında çeşitli yollardan serinleme çarelerini aramışlardır. Bu yoğun talep üzerine Kahramanmaraş dondurmacılığı da gelişmiştir. Zaten konum itibari ile Kahramanmaraş sıcak bir iklim kuşağındadır.
Kahramanmaraşlılar ve Kahramanmaraş'ın Bertiz köylüleri kışın yağan karların birkısmını Ahır Dağı tepesindeki çukurluk alanlara doldurarak üzerlerini kapamışlar. Yaz aylarında kar üzerine pekmez dökülerek, ya da yoğurt karıştırılarak "Şıralı Karsambaç", "Yoğurtlu Karsambaç" olarak yenmiştir. Bu durum Osmanlılar döneminde de önemini korumuştur.
Eskiden insan sayısının az olması, fabrikaların azlığı ve havaya yayılan dumanların düşük olması, soba sayısının ve her türlü ısınma araç ve gereçlerinin azlığından dolayı tabiattaki hava soğukluğunu daha da fazla koruduğundan 25-30 yıl önceleri daha çok kar yağıyor ve geç eriyordu. Şimdi ise ısınma daha fazla olduğundan karlar daha çabuk erimektedirler. Bundan dolayı kar biriktirme ve depolama zor olmaktadır. Zaten teknik imkanlar da geliştiğinden karların yerini soğutma sistemleri alarak dondurmacılığa geçilmiştir.
Kahramanmaraş ve çevresi yaylalık, ormanlık ve su kaynakları ile dopdolu olduğundan, Osmanlılar Dönemine kadar en güzel sahleplerin bu bölgelerde yetiştiği malumdur. Yaylalık alanlar sayesinde en kaliteli davar (keçi) sütününde bu bölgede olduğu tespit edilmiştir. Sütle sahlep karıştırılarak sıcak olarak keyif verici ideal bir içecek olarakta kullanılır. Cumhuriyet döneminden sonra Ahır Dağı'ndan katır sırtında getirilen karlarla süt ve sahlep'in dondurularak yenmesi Kahramanmaraş Dondurmacılığının gelişmesinin esasını teşkil eder.
Kahramanmaraş Dondurması'nın Özellikleri
Maraş'ı bir cennet bahçesi gibi kuşatan efsanevi Ahır Dağı'nın Yüksek yamaçlarında bu coğrafyaya özgü kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin eşsiz kıvam ve aromaya sahip sütleri ve olağanüstü bir cömertlikle topraktan fışkıran yabani orkide çiçeklerinin yumru köklerinden elde edilen mucizevi salep Maraş Dondurması'na taklit edilmesi imkansız olan bir lezzet, aroma ve kıvam sağlar. Bu dondurma, Ahır Dağı'nın, Ahır Dağı insanlarının bir mucizesidir.
KAHRAMANMARAŞ DONDURMASI = KEÇİ SÜTÜ + YAYLA SAHLEP'İ + EKSTRA ŞEKER + USTALIK (Maharet)
KAHRAMANMARAŞ TARHANASI
Kahramanmaraşlıların vazgeçemedikleri kışlık yiyeceklerinin başında gelir. Hem kuru hemde ıslatılarak yenilir. Çorbası meşhurdur. Her aile tarhana yapar.
Malzemesi: Dövme, davar (keçi) yoğurdu, tuz.
Kışlık zahire olarak yılda bir defada yapılır. Büyük mahsere kazanlarında pişirilir. Temizlenen dövmeler pişirme esnasında kuvvetli bir kişi tarafından ağaçtan yapılı "Tarhana küreği" ile sürekli karıştırılır. Pişirilen aş, bezler üzerine çekilerek soğutulur. Büyük leğenlerde yoğrularak üzerine davaryoğurdu ilave edilir. Yoğurtla iyice yoğrulan tarhana, çukurluk bir yerdeki bez üzerine taşınır. Üzeri iyice kapatılır. Birgün dinlendirilir. Komşu ve akraba kadınları toplanarak sabah erkenden dam başındaki "çiğ"Ierin üzerine el maharetleri ile sererler. Serildiği günün akşamı "Tarhana Firiği" hazır olur. Birgün sonrada tamamen kurur. Toplanarak özel olarak yapılan bidonlarda saklanır. Kahramanmaraş'a özel geleneksel yiyeceklerden birisi olan "tarhana" bugün bir ev üretimi zahire olmaktan öteye gitmiş ve önemli bir sektör haline gelmiştir.
Tarhana firiği, ceviz, badem içi veya taze antepfıstığı ile birlikte çerez olarak yenilir. Komşulara, akrabalara, tarhana sevenlere ikram edilmesi bir gelenektir.
KAHRAMANMARAŞ BİBERİ
Kahramanmaraş Kırmızı Biberi çok meşhurdur. Türkiye'nin her tarafında aranılan özelliklere sahiptir. İlin iklim yapısı, arazi yapısı, bol soğuk su kaynaklarının olmasından dolayı Türkiye'nin en iyi kırmızı acı biberi burada yetiştirilir. İlimiz, Türkiye tüketiminin %45'ini karşılamaktadır, acı kırmızı Kahramanmaraş biberi başta rengi olmak üzere aroması ve acılık oranı ile dünyanın en kaliteli ve aranan biberi durumundadır. Kırmızı biber baharat olmasının yanısıra beslenmede de son derece önemli bir gıda maddesidir.
DEYİMLERİMİZ
Evinde yok bulgur aşı, kendi gezer bölükbaşı.
0 ne bilir bayramı, lak lak içer ayranı.
Önceden gerekti tımar, öldü eşek kaldı semer.
Sözünü gene Maraş dondurması gibi uzattın.
İte biner göçten geri kalmaz.
Deveyi kucağına almış, karıncaya biner.
Ahır Dağı'na karyağdı, bizim eve deli yağdı.
Avrat yerine kalayı kucakladım.
Gündüz eser derinkuyu, gece yatar yüzükoyu.
Cof cof eder şu keyiş, saz çalar bizim ibiş.
Öküzü sabanı sattın, şor'a bir yalan kattın.
Kalbin bozuk olduğundan kurran noksan çıktı.
Göç oldu kemer kaldı, at öldü semer kaldı.
Gelin ata binmiş gör kısmeti nereye.
Eli işte gözü öynaşta.
Ocaklardan kiş kiş ola.
Hayma sarartmaz, haraldan geniş olur.
Evlat babadan beller sofra yazmayı, kız anadan beller oba gezmeyi.
Hanımın hısımı gelince oklavalar tıkır tıkır, beyin hısımı gelince dişler şıkır şıkır.
Erkek söyler kadın dinler ev düzgünlüğünü, kadın söyler erkek dinler ev bozgunluğunu.
Gelen hediyenin azı olmaz, evde kalan kızın nazı olmaz.
Oğluna iyi deme koynuna el kızı girmeyince, karına iyi deme yoksulluk görmeyince.
Al zengin kızını döndersin babası evine, al fakir kızını göndersin babası evine.
Karı koca sarıla sarıla, hısım akrabalık varıla varıla.
Adam şaşırınca avradına dezze (teyze) der.
Adam zengin olamaz. Zengin adam olamaz.
Ağ itin pamukçuya zararı var.
Arka gerek arka, düşman göre korka.
Ağlayanın malı gülene hayır etmez.
Aptal ata binince ağa oldum sanır, şalgam çorbaya girince yağ oldum sanır.
Eşşek çamura çökünce sahibinden yiğidi olmaz.
Ahmak çabalar, iş olacağına varır
KAHRAMANMARAŞA HAS MAHALLİ KELİMELER
Alle: Buğday satan
Fit olmak: Anlaşma
Ayaz: Teras
Fırıştak: Çocuk oyuncağı
Aş: Bulgur Pilavı
Fellik fellik: Didik didik
Arısili: Tertemiz
Firik: Yeni serili tarhana
Avrat: Hanım eş
Geçgele: Kum ve harçtaşıma aleti (tahtadan)
Arıstak: Kırıntı eşya deposu
Gallep: Güvercin
Aha: İşte
Galaz: Su kabı (deriden)
Bastık: Üzüm şırası yufkası
Gavas: Belediye Zabıtası
Biyam: Beyim, arkadaşım
Gölük: Beygir - at
Buymak: Donmak, üşümek
Gem: Harman döven
Bayır: Yokuş
Güvağ: damat
Börkenek: Kış başlığı
Goz: Ceviz
Borana: Pancar yoğurt sarımsak yemeği
Gırağında: Yanında
Bider: Tohum
Gap gacak: mutfak eşyası
Bellik: İşaret
Guzlacı: Hamile hayvan
Bıldır: Gegen sene
Gane: Kiremitten örtü
Beleş: Bedava
Göde: Şişman
Böğür: Yan taraf
Ges: Geçimsiz gıcık insan
Çelik: 11 kg. lık buğday ölçeği
Goncoloz: Hayalet
Cıncık: Cam
Gişi: Erkek eş
Calak: Ham karpuz
Hedik: Kaynamış nohut ve buğday
Cılk: Yumurta'nın bozuğu
Huu: Bağ evi
Cinatı: Bisiklet
Hış: Tohul içindeki yabancı maddeler
Cırcır: Fermuar
Hapap: Takunya
Caa: Çimilen yer
Heeri: Yahu, biraz
Çimmek: Banyo yapmak
Hezen: Dam hatıl ağacı
Çul: Kıl kilimi
Hanifi: Musluk
Çitil: Fidan
Horanta: karısı, çocukları
Çor: Öksürük
Ispatan: Yeşil yenilir ot
Culfa: Kilim dokuyan
Izar: Çarşaf
Çiriş: Yapıştırıcı otu
Ravanda: Ekşimsi üzüm pekmezi
Essah mı?: doğru mu?
Iğdırılık: Az aralık
Evraaç: Ekmek pişirme küreği
İncoz: Yeşil erik
Eşiklik: Kapı ağzı
İrişgit: Et sucuğu (yassı)
Enik: Köpek yavrusu
Mazan: Heybe dokuyan
Em: İlaç
ilende: reçel
Süyük: Saçak
Soğukluk: Semizotu
Ecer: Yeni
Süyük: Saçak
Esik: Çukur yer
Şapşak: su kabı
Eke: Ukala
Şeş: Tülbent
Tohumgavut: düğün için süslenmiş koyun
Taa: Duvar kovuğu
Taa: Duvar kovuğu
Tıntırık: Fiske
Tirşik: Pancar (yabani)
Tuman: don
Tohaç: Çamaşır sopası
Tahıldak: Olgunlaşmış incir
Teh: Üzüm kurusu
Tahım: tarla, bağ sınırı
Çullama: Pekmez tatlısı
Cere: Toprak küp
Cücükcü: Faizle para alıp veren kimse
Culluk: Hindi
Combuldamak: Suyu geçmek
Don kazanı: Büyük kazan
Çemrerek: Sıva ak
Denzis: Huysuz
Dembildek: Darbuka
Döl: Erkek çocuk
Duluk: Avurt
Daraba: Kepenk
Dulda: Kapalı yer
Ede: Ağabey
Enek: Sermaye
Köbme: Çörek
Kahke: Simit
Küldöken: Hanım
Keriz: Lağım ayağı
Mınk: Çamur
kürrük: Sıpa, tay
Mırtık: Güvercin besleyici
Mucuk: Sivrisinek
Pöhrek: Lağım
Mızmız: Miskin
Püsük: Kedi
Pestil: Üzüm tatlısı
Peltek: Kekeç, kekeme
Puharı: Baca
Sömelek:Yassı
Süllüm: Merdiven
Mıh: Çivi
Saz: Payvon-bar
Sohu: Lokma
Somun: Ekmek
Ulamak: Yamamak
Taydaş: Akran
Vacibi: Haylaz, yaramaz
Üvez: Sivrisinek
Yemeni: El yapımı deri Ayakkabı
Veleme: Zifaf yemeği
Yörep yer: Meyilli arazi
Yel: Rüzgar
Şapta: İnce ve uzun ağaç
Zembil: Büyük üzüm sepeti
Culfa: Mazman
Mertek: Dam ağacı
Tabak: Deri işleyen
Siipmek: kaydıraktan kaymak
Şor: konuşmak
www.mrsgnc46.1to.us
..
www.mrsgnc46.1to.us
siteye herkesi bekleris
www.mrsgnc46.1to.us
Giriş Yap
Hosted by Free SMF hosting FreeSMF.org | Upgrade forum
Bu Sayfa 0.65 Saniyede 7 Sorgu ile Oluşturuldu
!doctype>
| Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. | |||
![]()
| |||
Forum Forum Olali Böyle Forum Görülmedi | |
| Sponsored Links |
Better Free Games! ![]() |
Hosted by Free SMF hosting FreeSMF.org | Upgrade forum
| Powered by SMF MultiForums | © 2006-2007, Web Automation Software |
|
Forum Forum Olali Böyle Forum Görülmedi Ay Işığı by rallyproco | Powered by SMF 1.1.5. © 2007, Simple Machines LLC. All Rights Reserved. |
|
5 Nisan 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder